4: Ön yargılı Çatışma (Ben kararımı çoktan verdim)
Bu kişiler çatışmaya başlamadan önce peşin hüküm edinmişlerdir.
Tartışma sırasında ısrarla ön yargılarını savunurlar.
Ön yargılı çatışmalarda çatışmanın sürmesine yol açan temel etken, ön yargılı kişinin ön yargısını test etmek istememesidir. Yeni bilgilere kulaklarını kapatır.
Bu kişiler arası iletişim sırasında farklı çatışma türleri de yaşanabilir.
Güçlü ön yargıları olanların, karşılarındaki kişilerin görüşlerini tümden reddetme ihtimalleri yüksektir.
6: Yoğunluk Çatışması ( Haklısın ama...)
İki kişinin görüşleri arasında kısmen uyuşma olması halinde yoğunluk çatışması söz konusudur.
"Film çok güzeldi."
"Güzeldi ama, o kadar da değil!"
7: Kısmi Algılama Çatışması ( Bunu da mı demiştin?)
Birey kendine gönderilen iletilerden yalnızca bir kısmını algılar, diğerlerini algılayamazsa "kısmi algılama" ortaya çıkar. (Bektaşi fıkralarındaki erenler fıkrası)
8: Alıkoyma Çatışması (Anlatamadım galiba)
Birey karşısındaki kaynaktan gelen iletiyi tam olarak anlar fakat üçüncü bir kişiye anlatamaz. Bu kişi kendisine iletilen mesajı isteyerek veya istemeyerek değişikliğe uğratır. (Öğretmenin kendisinin çok iyi bildiği bilgileri öğrencilerine aktaramaması, öğrencinin bildiklerini sınav kağıdına aktaramaması gibi)
Eğer birey alıkoyma çatışması yaşadığının farkına varır da hatadan dönerse her şey düzelir, yoksa var olan duruma bir de "varoluş çatışması" eklenir.
Buraya kadar gördüklerimiz çatışmaların sınıflandırılması ile ilgili görüşlerdir. Bunun dışında :
TRANSAKSİYONEL BAKIMDAN İLETİŞİM ÇATIŞMALARI vardır.
Bunun detayına girmeden kısaca özetlersek;
Kişiler arası etkileşimleri incelemede kullanabileceğimiz pek çok yaklaşım vardır.
A: YAPISAL ANALİZ
Ana-baba benlik durumu
Yetişkin b.d
Çocuk b.d
Transaksiyonel (TA) e göre bir insanın kişiliği üç bölümden oluşur. Bunlar kişisel rollerdir. Bir insan kişiler arası iletişim sırasında üç temel role girebilir, yada başka bir ifade ile üç tavır takınabilir.
Ana-baba Benlik Durumu
-----------------------------
Ana-baba benlik durumumuz, kişiliğimizin insanlara nasıl davranmaları gerektiği konusunda öğütler-emirler veren kısmıdır. Bu iki tip ana-baba durumunun ortaya çıkmasıdır.
1: Koruyucu Ana-baba
2: Eleştirici ana-baba
Koruyucu ana-baba ve eleştirici ana-baba benlik durumları günlük yaşamda ayrı ayrı veya beraber sergilenebilir.
Günlük yaşamda karşımızdaki insanlar da bize ana-baba benlik durumlarından yola çıkarak iletiler verebilir. Bunlar kısıtlandırıcı olabilir.
Ana-baba benlik durumumuz, toplumun içimizdeki temsilcisi sayılabilir.
Bir toplumun doğru ve yararlı olarak tanımladığı şeyleri ana-baba benlik durumu sayesinde kuşaktan kuşağa aktarabiliriz. Ana-baba benlik durumları kültürlerin, özellikle de toplumsal değerlerin taşıyıcısı niteliğindedir. Ana-baba yanımız zaman zaman kısıtlayıcı olsa da, kültür taşıyıcılığı yaparak yeni kuşaklara önemli bilgiler aktarır. Yeni kuşaklar her şeyi sınama-yanılma yöntemiyle değil, mevcut bilgilerden öğrenirler. Bu yüzdendir ki, ana-babadan gelen iletileri toptan kabul ederek veya reddetmek yerine duruma göre irdelemek ve değerlendirmekte yarar vardır.
Çocuk Benlik Durumu
-------------------------
Çocuk benlik durumu kişiliğimizin az gelişmiş veya gelişmemiş yanı değildir. Yaşı yada eğitim durumu ne olursa olsun, her insan Çocuk Benlik Durumu sergileyebilir, yeri geldikçe de sergilemelidir.
Çocuk benlik durumunu iki ana bölüme ayırmak mümkündür.
a) Doğal Çocuk
b) Uyarlanmış Çocuk
Doğal çocuk kişinin fiziksel ihtiyaçlarını gözetir, spontandır, içinden geldiği gibi davranır, kişiliğimizin eğitilmemiş yanıdır.
Uyarlanmış çocuk doğal çocuğun az yada çok eğitilmesi ile ortaya çıkan bir benlik durumudur,
Uyarlanmış çocuk kendi içinde de iki kısma ayrılır.
aa)Uslu Çocuk
bb)Yaramaz çocuk
Uslu çocuk kendini eğiten otoritenin istediği davranışları ortaya koyar, kurallara uyar. Yaramaz çocuk ise otoriteye başkaldırır. Bu noktaya gelindiğinde Çocuk Benlik Durumunun üç bölümden oluştuğunu görürüz.
1. Doğal Çocuk
2. Uslu "
3. Asi "
Çocuklar küçükken ne kadar doğal ve içtense, büyüdükçe doğal davranmamayı öğrenirler.
Asi çocuk yanını ortaya koyan kişi, otoritenin isteğine karşı gelendir.
Doğal çocuk yanını ortaya koyan kişi, kendi istediği gibi davranır.
Uslu çocuk ise otoritenin istediği gibi davranan yanımızdır.
Doğal çocuk bağımsızdır. Gerek asi, gerekse uslu çocuk bağımlıdır. Asi çocuk otoriteye karşı geldiği için bağımlıdır.
Yetişkin Benlik Durumu
---------------------------
Kişiliğimizin akılcı yanıdır. Algılama-bellekte tutma-veri işleme vb. etkinlikler Y.B.D nun fonksiyonudur. Y.B.D bazen dış dünyadan, bazen de anababa-çocuk benlik durumlarında gelen verileri kodlar, depolar, gerektiğinde hatırlar, ortaya çıkarır.
Y.B.D ne sadece toplumsal kuralları gözetir, ne de yalnızca kişisel ihtiyaçlarımızı dikkate alır. Yetişkin yanımız sayesinde yargılayıcı yada duygusal olmadan, aklımızın gerekli gördüğü davranışları sergiler. Doğru yada sempatik olmak yerine, gerçekçi olmaya çabalar.
Yetişkin yanımız bir anlamda objektiftir, verileri akılcı bir şekilde değerlendiren ve olasılık hesapları yapabilen bir bilgisayara benzer.
T.A Analiz ile ilgili kaynaklarda yaratıcılığın Çocuk Benlik Durumunun bir işlevi olduğunu belirtir. Ama yaratıcı davranışın görülebilmesi için Çocuk ve Yetişkin B. Durumlarının birlikte fonksiyonda bulunması gerekir.
Çocuğun spontanlığı + Yetişkinin fiziksel gerçeği
Spontanlık + Akılcılık = Yaratıcılık
(Bu görüşe karşıt: Yaratıcılık için yetişkine gereksinim yoktur, çocuk da eğitilmemiş akıldır.
B ) Transaksiyonel Analiz Açısından Kişilerarası İletişim ve Çatışmaları
Karşı karşıya gelen iki kişiden birincisi, Anababa, Yetişkin, Çocuk olmak üzere üç benlik durumuna sahiptir. İkinci kişi de üç benlik durumuna sahiptir. Bunlar karşılıklı olarak değişik benlik durumlarını kullanarak iletişim sağlayacaklardır.
Üç benlik durumundan her hangi birisini her yaştaki insan sergileyebilir.
İletişim sırasında duruma uygun benlik durumlarını kullanmayan kişiler, iletişim çatışmasına yol açabilirler. En azından gülünç duruma düşerler.
Bazen kişiler örtük mesajlar da iletebilirler. Ama örtük mesajın psikolojik düzeyde olduğu düşünülebilir. Sosyal mesajı herkes algılar. Psikolojik mesajı anlamak ancak o kişinin izanına kalır.
Günlük yaşamımızda imalı ve kinayeli konuşmalara çok sık rastlanır. İmada bulunduğumuzda örtük etkileşimde bulunuyoruz demektir. Bu tür iletişimlerle karşılaşan kimseler asıl iletiyi fark etmemeleri veya yanlış anlamaları sonucu iletişim çatışmaları ortaya çıkar.
Dipnot: Gelecek yazımızda "KİŞİLER ARASI İLETİŞİM ÇATIŞMALARININ NEDENLERİ" konusunu göreceğiz.